ÖĞRETMENLİK GERÇEĞİ

Öğretmen Olmak- Hayatın basamaklarını henüz yeni tırmanmaya başlayan, çevresinde olup bitenlere karşı merak yoğunluğu yaşayan, gördüğü her şeyi almak için can atan, bilgiye susamış ancak, birçok şeyi sizinle görüp tanıyan bir nesille bir ve beraber olunduğunun bilincinde olabilmek işin ciddiyetini yeterince ortaya koymaktadır. Öğretmen, muhatap olduğu çocuk ve genç yaştaki insanların karşısında ilk ve önemli bir model olarak yer aldığını akıldan çıkarmamalıdır. Öğretmen bir neslin olumlu gelişiminden ne kadar sorumlu ise olumsuzluklarından da o kadar sorumlu olduğunu unutmamalıdır. Yaptım oldu deyip geçecek bir yaşam alanında bulunmadığını, yapılan yanlışın kişilerin ve içinde yaşadıkları toplumun hayatında derin izler bırakacağını hesaba katmalıdır. Tavır ve hareketleri, kullandığı iletişim dilinin şekli ve düzeyinin önemine binaen bir yaşam belirlemelidir. Kendisini mesleğinin gereklerine ve önemine uygun bir şekilde geliştirebilmek için geniş düşünebilmeli, olayları alternatif bakış açısıyla değerlendirebilmelidir. Öğretmen, dünyada olup bitenlere karşı her zaman yoğun bir merak ve sorgulayıcı tutumla yaklaşan genç beyinlerin karşısında mahcup olmamak için entelektüel düzeyde bir kültür insanı olmalıdır. Bunları yapabilmesi için sürekli ve çeşitli konularda okuması ve araştırma yapması gibi bir zorunlulukla karşı karşıya olan bir mesleğin erbabı olduğunu hiç akıldan çıkarmamalıdır. Öğretmenlik, mesai dolduracak düzeyde bir meslek olarak görülmemelidir.
Öğrencilerle doğrudan ilgili olduğu gibi en fazla etkiye sahip olan öğretmenlerdir. Günümüz şartlarında kaç kişi bilerek ve isteyerek öğretmenliği meslek olarak seçebilmektedir, bilinmez. Ancak, isteyerek veya şartların zorlamasıyla olsun, eğer bir kişi bu mesleği seçti ise, onun gereklerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu ve kendisini o alanda geliştirmesi gerektiğini bilmelidir. Hayatını mutlu bir şekilde devam ettirmek isteyen kişi ya sevdiği mesleği seçecek veya seçmek zorunda kaldığı mesleği sevmeye gayret sarf edecektir. İnsan sevmediği bir işte ömür boyu çalışması beklenemez. Mecburiyet karşısında çalışmak zorunda kalırsa da, başarılı olamayacağı gibi mutlu da olamaz.
Yaşantısını bu meslek sayesinde idame ettirecek olan kişi, mesleğinin inceliklerini öğrenerek olumlu yönlerini görmeye çalışmalıdır. Öğretmenliğin insan unsuru ile ilgili olduğunu bilmeli, öncelikle insanı hiçbir karşılık beklemeden sevebilmelidir. Meslek ile ilgili gelişmeleri zamanında ve doğru takip edebilmeli, edindiği bilgileri uygulama alanına rahatlıkla ve doğru uygulayabilmenin kaygısını taşımalıdır.
Öğretmen içinde bulunduğu toplumun sosyal bireyi olmak, yeteneklerini geliştirerek aktif olmak durumundadır. Mesleki bilgi birikiminin yeterli olması yanında, kişisel becerilerinin gelişmişliğiyle de öğrencilerinin ve çevresinin gözünü doldurmalıdır. Çevre ve doğa hassasiyeti, estetik anlayışı, toplum bilinci, kültürel birikim öğretmenin olmazsa olmazlarından olmalıdır.
Öğretmen, öğrencileriyle birlikte öğrenmeyi kesintisiz sürdüren bireydir. Sınıf içinde grubun lideri, olayların akışını düzenleyen güvenilir bir rehberdir. Kendisinin akademik bilgi ve tecrübesine karşı, merakları, ilgileri ve sonsuz hayalleri olan kişilerle birlikte olduğunu unutmamalıdır. Çağımızda öğretmen, edindiği bilgileri öğrencilere aktaran olmaktan çıkmalıdır. Sahip olduğu bilgiler ışığında yeni durumlara nasıl uyum sağlanacağını, karşılaşılan problemlere hangi çözüm yolları bulunacağının hesabını yapan ve bu maksatla daima kendini yenileyebilen insan olmalıdır. Teknoloji çağı çocuklarının karşısında zor durumda kalmamak için iyi bir teknoloji kullanıcısı olmakla birlikte, çevresine rehberlik yapacak düzeyde pratik bilgiye sahip olmalıdır.
Öğretmen, öğrencisini kendisiyle eşit düzeyde bir insan olarak karşılamalı, onları cesaretlendirecek ve motive edecek iletişim diline sahip olmalıdır. Öğrenci, öğretmeni yanında kendisinin bir değer olduğunu hissedebilmeli, sadece eksileriyle tenkit, artılarıyla takdir edilmek yerine bir insan olarak olduğu gibi kabul görebilmelidir. İnsanı, dalları budanmış ağaca dönüştüren, düşüncelerini sınırlayan ve tek düze yaşantıya esir eden katı disiplinden uzak durmalı, kendisine emanet edilen öğrencileri özgür bir ortamda geliştirebilmenin yollarını aramalıdır.
Eğitim-öğretim işlevi gibi çok önemli bir görevi ifa etmekle yükümlü olan öğretmenlerin meslek öncesi eğitimleri, ne yazık ki, çalışma hayatlarında karşılaşacakları problemleri çözebilecek yeterlilikte olamamaktadır. Mesleğini sürdürmekte olan öğretmenler, her an kendilerini yenilemek ve gelişen eğitim teknik ve metotlarını takip etmek istemelerine rağmen, ihtiyaç duydukları konuda yeterli kaynak bulamama ve bulduklarını elde edememe gibi, haklı veya haksız sebeplerden dolayı yakınmaktadırlar. Eğitim disiplinlerini özümsemek ve uygulama imkânını yakalamak, başarıya daha da çok başarı katacağına göre, elde edilebilecek her türlü kaynaktan yararlanmasını bilmek gerekmektedir.
Öğretmen, çağının gelişmelerini doğru takip etmek durumundadır. Geliştirilen en son bilişim teknolojisi ürünlerini tanıyarak onları eğitim ortamına taşıyıp uygulama fırsatını yakalamalıdır. Bu sayede öğretmen, çalışmalarını daha verimli hale getirebilecek, öğrencileri karşısında mahcup olmayacaktır. Yeterli alt yapıya sahip olmayan ve çağının geliştirdiği eğitim teknolojilerini derste uygulanmasıyla ilgili ihtiyaç duyulan eğitimi alamamış her kademedeki öğretmene de, vakit geçirmeden hizmetiçi eğitim yoluyla eksikliklerini tamamlama fırsatı verilmelidir.
Çağdaş Öğretmen
Çağımız eğitim sisteminde öğretmenin pozisyonu değişmiştir. Bilen, bilgisini bir hatip edasıyla öğrencilerine aktaran ve ezberci öğretime ağırlık veren öğretmenin yerini; bilen, bildiklerini öğrencilerine sağladığı rehberlik yoluyla sunabilen ve öğrencinin neyi, nereden, nasıl bulabileceğinin yolunu gösteren öğretmen almıştır.
Kuru bilgileri katı bir disiplin içerisinde öğrencisine ezberletmeye çalışan öğretmenin yerini; dershaneyi oyun bahçesi aktifliğinde, kullandığı araç-gereç ve sunduğu öğretim materyalleri sayesinde, öğrenciler için eğlenceli bir ortam hazırlayan öğretmen almıştır.
Kendi doğrularını tek doğru olarak öğrencilerine aktaran ve kabul ettiren öğretmenin yerini; doğrulara ulaşmada öğrencilerine sorgulama imkânı vererek, öğrenci düşüncelerini ön plana çıkaran, alternatifler sunan ve sonucun öğrenciler tarafından bulunmasında rehberlik eden lider öğretmen almıştır.
Yıllardır meslek öncesi edindiği bilgilerle yetinerek kendisini yeterli bulan öğretmenin yerini; araştıran, gelişmelere uyum sağlayan, sürekli kendisini yenileyen, günün şartlarına uygun bilgi ve teknik donanıma sahip olan, ufku geniş öğretmen almıştır.
Bunlara ek olarak çağımız öğretmeni; iletişim becerisi yüksek, insan psikolojisini iyi tanıyan, toplum sosyolojisi konusunda kendisini yetiştirebilmiş; demokrat, insan haklarına saygılı ve yaşadığı toplumu muasır medeniyetin üst noktalarına çıkarmayı hedef edinen öğretmen olmalıdır.
Yasaklar koymak yerine alternatifler sunan, suçlamak yerine çözüm yolları gösteren, zorlamak yerine sevdirerek öğrenmeye teşvik eden, korkutmak yerine sevgiyi öğreten bir eğitim lideri olmalıdır.
Tag:WordPress
You may also like

